Meme ameliyatı sonrası hastalarda akciğerlerin tam kapasiteyle çalışması hayati önem taşır. Triflow, bu süreçte solunum kaslarını güçlendiren ve akciğer komplikasyonlarını önlemeye yardımcı olan basit ama etkili bir cihazdır. Bu yazıda, Triflow’un ne olduğu, neden kullanılması gerektiği ve nasıl doğru uygulanacağı...
Meme kanseri tanısında biyopsi, şüpheli kitlelerden örnek alarak kanserin varlığını doğrulayan en güvenilir yöntemdir. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB), kalın iğne biyopsisi (tru-cut), vakum destekli biyopsi ve cerrahi biyopsi gibi farklı teknikler kullanılır. Bu yöntemler, kitlenin iyi huylu mu yoksa...
Biyopsi, hastalıklı dokunun tanı amacıyla incelenmesini sağlayan önemli bir işlemdir. İşlem sonrası iyileşme süreci genellikle hızlıdır ancak bazı kurallara dikkat edilmesi gerekir. Bu yazıda, biyopsi sonrası ilk 24 saat içinde yapılması gerekenler, morarma, şişlik, ağrı gibi normal belirtiler ve enfeksiyon...
Meme biyopsisi, memede tespit edilen şüpheli kitlelerin tanısı için uygulanan en güvenilir yöntemdir. Ancak bazı hastalarda biyopsinin kanserin yayılmasına neden olabileceği yönünde kaygılar oluşmaktadır. Bu yazıda, meme biyopsisinin hangi durumlarda yapıldığı, nasıl uygulandığı, olası riskleri ve bu konudaki bilimsel veriler...
Meme kanseri, erken fark edildiğinde tamamen tedavi edilebilecek bir hastalıktır. Bu yazıda memede kitle, akıntı, şekil bozukluğu, cilt değişiklikleri gibi meme kanseri belirtileri detaylı şekilde açıklanmıştır. Belirtiler şüpheli olduğunda vakit kaybetmeden doktora başvurmak hayati önem taşır.
Meme kanseri tanısı sonrası en çok sorulan sorulardan biri: Gerçekten tamamen iyileşmek mümkün mü? Bu yazıda, evrelere göre başarı oranlarından tedavi seçeneklerine, psikolojik destekten erken teşhisin önemine kadar her yönüyle bilimsel ve anlaşılır bir açıklama sunuyoruz.
Invaziv lobüler kanser (ILC), meme dokusunun lobüllerinden kaynaklanan ve yayılım şekli nedeniyle tanısı zor olabilen bir meme kanseri türüdür. Erken tanı, MR gibi gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve hormon tedavisine iyi yanıt sayesinde uzun süreli sağkalım mümkündür. Özellikle iki taraflı meme...
Invaziv duktal karsinom (IDK), memenin süt kanallarında başlayan ve çevre dokulara yayılabilen en yaygın meme kanseri türüdür. Erken teşhis, uygun tanı yöntemleri ve kişiye özel tedavi planları ile başarılı bir şekilde yönetilebilir. Rehberde IDK’nın belirtileri, alt tipleri, tanı süreci ve...
Meme ameliyatı öncesinde, hem fiziksel hem de psikolojik olarak hazırlıklı olmak önemlidir. Sigara ve alkolün bırakılması, bitki çayları ve bazı ilaçların kullanımının doktorla görüşülerek düzenlenmesi gereklidir. Ameliyat öncesi beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmeli, bol su tüketilmelidir. Nefes egzersizleri ve triflow cihazı...
N63 kodu, memede saptanan ancak henüz tanısı netleşmemiş kitleleri tanımlamak için kullanılan bir ICD-10 tanı kodudur. Bu yazıda, yaşa göre hangi tetkiklerin yapılması gerektiği (USG, mamografi, MR, biyopsi), kitlelerin hangi durumlarda riskli olabileceği ve uzman bir meme cerrahına ne zaman...
Meme kanseri tanısı alan hastalar için doktor seçimi, hem tıbbi başarıyı hem de estetik ve psikolojik iyileşmeyi etkileyen kritik bir karardır. Bu yazı, İstanbul’da meme kanseri tedavisinde deneyimli ve onkoplastik cerrahiye hâkim en iyi doktoru nasıl seçeceğinizi adım adım anlatır.
Mamografi, meme kanserinin erken teşhisinde en etkili yöntemdir. Kullanılan radyasyon dozu oldukça düşüktür ve sağlık açısından anlamlı bir risk oluşturmaz. 40 yaşından itibaren her yıl mamografi çekilmesi, meme kanserinden kaynaklı ölüm oranlarını azaltır. Yüksek riskli kadınlarda bu taramalara daha erken...